BÜTÜNÜN BİR PARÇASI MIYIM YOKSA BİR BÜTÜN MÜ?

Bir işte her zaman kendimizi çok iyi hissettiğimiz anlar olmuştur. Herhangi bir spor dalı, bir oyun, film, belki de anlık bir hareket… Bizleri iyi hissettiren ufak tefek yeteneklerimiz belkide. Vücudumuzu bir bütün olarak düşündüğümüzde bir sorun olmadığını düşünebiliriz. Peki ya parçalara ayırdığımızda? Her bir duyumuzu tek tek ele aldığımızda da aynı durum söz konusu mudur? Temel beş duyumuza ek iki duyumuz daha olduğunu artık biliyoruz. Günlük hayatımızı kolaylaştıran, arkadaşlarımızla iletişimimizi etkileyen, bazen bizi eğlenceli anlardan uzaklaştıran bu hassas noktalarımız nelerdir ayrıntılı şekilde inceleyelim. 

Mutfağa giderken yolda ne yapacacağımızı unutuyorsak, sıralı söylenen basit yönergeleri yerine getirmede güçlük yaşıyorsak, okulda öğretmenimiz tarafından söylenen cümleyi tekrar tekrar arkadaşımızdan söylemesini bekliyorsak işitsel algımızı arttırmamız gerektiğini bilmeliyiz. İşitsel algı bizim günlük yaşamda hayatımızı kolaylaştıran, aktivite kalitesini arttıran ve yapacağımız işi en az sürede yoluna koymamızı sağlayan en önemli becerilerimizden biridir.

Sokak sokak gideceğimiz yeri arıyorsak, tabela takibimiz yoksa, tahtada yazan yazıyı defterimize geçirmekte güçlük çekiyorsak görsel algıyı desteklememiz gerekecektir. 

-Tek ayak üzerinde yürümesem ne olur yani ?

-Çamurlu bir su birikintisinin üzerinden atlayamayıp düşüyorsam annem kıyafetlerimi yıkar ne olacak ki?

-Aldım verdim oynarken ayaklarımı takip edemeyip düz bir çizgide hareketlerimi kontrol edemiyorsam ne kaybedeceğim ki ?

Bu ve benzeri problemler yaşıyorsanız vestibüler duyumuzun gelişmediğini anlayabiliriz. Nedir bu vestibüler duyu… DENGE. Evet denge diyoruz ama aslında vücudumuzun kalbi ve kontrol noktası. Çocukluk çağında gelişen, oyunlarımızın en temel ögesi aslına bakarsak. 

Çok sakar olup sürekli bir yerlerimizi çarpıp vücudumuza verdiğimiz zararı hissetmeyip işimize devam ediyorsak, çarptığımız yeri tanımıyorsak hoşgeldiniz proprioseptif duyuya. Vücut farkındalığını sonuna kadar bize hissettiren veya hissettiremeyip bize bunları yaşatan, yeni yeni aşina olduğumuz proprioseptif duyumuz. 

-Çocuğum sürekli kucağımda oturur, hep bana sarılır, beni çok sever…

-Yumuşak şeyler buldum mu mıncıra mıncıra bir olur…

-Ama bazen etiketlerden bile rahatsız olur.

-Çoraplarını giydiğinde dikişleriyle rahat edemez, çorap giymek istemez.

-Düz bir şekilde oturmaz her yayılır.

-Hep yaslanma ihtiyacı hisseder.

Evet bu hassasiyetler ve arayış halleri mevcut olan çocuklarımızda taktil duyuların gelişmesi gerektiği söylenebilir. Taktil duyu hissetmemizi sağlayan en önemli duyulardan biridir. Doğumdan sonra oluşturulamayan güvenli alanın eksikliğini yaşamları boyunca bu tür hareketlerle gözlemleyebiliriz.

-Işıklar gittiğinde mutfaktan suyun yerini bulup içebilir misiniz?

-Araba kullanırken telefonunuz ısrarla çaldığında çantanızdan telefonunuzu bulup yola bakmaya devam edebilir misiniz?

-Körebe oynarken gelen seslere gidip arkadaşınızı yakalayabilir misiniz?

Hayatımızı kolaylaştıran, günlük hayatta bize zaman kazandıran belki de farkında olmadan çoğu işimizi kolayca hallettiğimiz stereognozi duyumuz. Gözler kapalıyken sadece dokunma ile cisimleri tanıma duyusu. 

                                                                                                                         ERGOTERAPİST ELİF GÜLER